TÜRSAB’a neden aday olduğu ile ilgili de açıklama yapan Davut Günaydın, ‘’ileride revizyona uğrayacak’’ dediği manifestosunu açıkladı. Günaydın’ın manifestosundan öne çıkan noktalar şöyle:

‘’TÜRSAB’ın saygınlığını yükseltmek istiyoruz’’

Her taraftan gol yiyoruz bunlara dur deme zamanı gelmiştir. Bakanlık ve diğer kurumlar nezdinde TÜRSAB’ın saygınlığını yükseltmek istiyoruz. Sancılı geçen genel kurullar birliğimizden çok şey götürdü. TÜRSAB’ın kaybolan itibarını kazanmak içn bu çok önemli. El ele olmak, birlik olmak zorundayız. Biz tek yürek olalım diyoruz. Tek yürek olarak çatı örgütümüz TÜRSAB’da olacağız.

‘’Haksız rekabette tek taraf sorumlu değildir’’

Rekabetin haksız olduğu bir ortamda tek taraf sorumlu tutulamaz. Önce kendin kapımızın önünü temizleyip, sektörü disipline etmeliyiz. Kuralları eşit bir şekilde uygulamalıyız. Disiplinsizlikten dolayı aldığımız yaralar var. Hangi kuruma gitsek bizim disiplinsizliğimizden bahşediyorlar. Bunun içn çok kapsamlı bir çalışmaya gerek yok. En güzel çalışma daha önceki büyüklerimizin çalışmaları. Onlar bize rehber olacak. Rekabetin kaliteli olması için elimizden geleni yapacağız.

Turist başına gelirimiz 650 dolar bandındayken biz hala fiyat rekabeti yapıyoruz. Aynı masaya oturup ortak bir yol bulmamız gerekiyor. Bu da bizim en önemli misyonlarımızdan biri olacak.

‘’Haksız rekabetin en amansız olduğu alan uçak bileti’’

Türkiye genelinde 4 bin civarında vatandaşımız uçak bileti satarak hayatını kazanıyor. Haksız rekabetin en amansız uygulandığı alanlardan biri de uçak bileti. Üst bayi alt bayiden daha ucuzla bilet satıyor ve haksız rekabete neden oluyor. Bununla ilgili komisyon kurup ciddi çalışmalar yapacağız. Biz internet üzerindeki fiyatların eşitlenmesinin istiyoruz. Servis bedellerini TEFE-TÜFE’ye endekslenmesi için elimizden geleni yapacağız.

‘’Tur transfer işimizi istediğimiz gibi yapamıyoruz’’

Bir diğer önemli konu transfer hakkımız. Bu işimizi maalesef istediğimiz gibi yapamıyoruz. Birçok belge isteniyor. Bununla ilgili olarak da özellikle birçok kurumun önümüze sunduğu engeller kabul edilebilir değildir. Bunun için ciddi çalışmalar yapmamız gerekiyor. Masaya otellerin transfer yapabilir maddesi gelirken, bize o masada duramayız. O masayı terk etmek zorundayız. Hastaneye ambulans kullanma denebilir mi. Bizimki de böyle bir şey. En kısa zamanda münhasır hizmetimiz olan, acentenin öz varlığı araçlarla, transfer yapmanın önünü açacağız.

800 acentemiz hac ve umre turizmi yapıyor. Bunlarla ilgili ciddi bir araştırma yapılıp, güncel sorunlarla ilgili yetkililerin karşısına çıkmak gerekiyor.

’Yıllardır canımız yanıyor’’

Önemli konulardan biri de turist rehberi. Yıllardır canımız yanıyor. Şimdiki durumda rehber sayımız yetersiz. Günlük 2 bin TL’nin üzerinde yevmiye istiyorlar. Kimsenin hakkında gözümüz yok ama hakkımızı da yedirmeyiz. Sayı yetersiz diyoruz kimse inanmıyor. Türkçe rehber için elimizden geleni yapacağız. Amacımız ortak hareket etmek. Bir rehber kadar kazanamayan acentelerimiz var. Bunun önüne geçmek istiyoruz. Paydaşların aynı masada oturup bir karar alması gerekir. Bu işi bu şekilde götüremiyoruz.

Bir diğer konu müzeler. Yaz sezonunun ortasında müzelere zam yapılamaz. Otoritelerle konuşulup,zamların bir yıl önceden açıklanmasını ve bizim de bunu fiyatlarımıza yansıtmamızı sağlayacağız.

‘’Sürekli gol yiyoruz’’

TÜRSAB’ın sorunlarını çözmek için lobi faaliyetleri yapacağız. Sorunlarımız çözülen kadar gerekirse, genel kurul toplantımızı Ankara’da Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda yapacağız. Şu anda TÜRSAB ile bakanlık arasında iletişim problemi yaşanıyoruz. Diğer alanlardaki kurumların lobi faaliyetleri bizden daha kuvvetli olduğu için sürekli gol yiyoruz. Ankara’ya kamp kurarak bu sorunları çözeceğiz. Artık TÜRSAB var, acenteler sahipsiz değil’’ desinler.

‘’Kişilerin değil, sektörün problemleri ile uğraşacağız’’

TÜRSAB bir şikayet değil, çözüm mercii olmak durumunda. Ekim’imiz, yapamayacağımız hiçbir vaatte bulunmayacak. Sektörel sorunlarla şirketsek sorunlar birbirine karışmış durumda. Bu da çözüm üretmede sorunlar yaratıyor. Projelerimiz konularında ilerleyen günlerde çok daha kapsamlı toplantılar yapacağız. Bizim için öncelikli olan şey sektörün problemleri olacak. Ahmet’in Mehmet’in problemleri değil. Sektörel sorunlar çözüldüğünü inanıyorum ki, bireysel problemler de çözülmüş olacak.

Artık TÜRSAB’a ihtiyacı olanları değil, TÜRSAB’ın ihtiyacı olanları seçin.

Güçlü bir birlik olarak tek yürek hareket edeceğiz.